Almanya’daki yasal formlar, hukuki düzenlemelerin gerektirdiği belgelerdir ve birçok farklı alanda kullanılırlar. Bu noktada doğru belgeyi kullanmak ve gerektiği şekilde doldurmak, hukuki açıdan güvence sağlamak için önemlidir. Peki, sizin şirketiniz için en doğru yasal form hangisi olmalıdır? Rehber niteliğindeki bu yazı ile işletmeniz için en doğru yasal formu nasıl bulacağınızı ve söz konusu formların içeriğini keşfedebilirsiniz.
Yasal Yapı Nedir?
Yasal yapı, işletmenizin faaliyet gösterdiği yasal çerçeveyi tanımlar. Hukuki, şahsi, vergisel ve finansal etkileri vardır. Örneğin; yasal form, işinizi kurarken ne kadar öz sermaye toplamanız gerektiğini, ne kadar evrak işi yapmanız gerektiğini ve işletmenizin kredibilitesinin bankalar ve diğer finansörler tarafından nasıl değerlendirileceğini belirler.
Yasal yapıya sahip olmayan bir işletme yoktur. Kuruluş resmileştikten ve işletmenin kayıt işlemi gerçekleştikten sonra, olası seçeneklerden biri tercih edilmelidir. Bu süreçte, herhangi bir bilgi verilmediği takdirde, yetkililer söz konusu şirketin bir şahıs şirketi ya da GbR (ekip vakıfları durumunda) olduğunu varsayabilir.
Almanya'daki Yasal Yapılar Nelerdir?
İşletmelerin kurulması, yönetilmesi ve faaliyetlerinin yasal çerçevede yürütülmesi için bazı önemli yasal yapılar bulunur. Almanya’da şirketler için belirlenen yasal yapılar aşağıdaki gibidir:
Gesellschaft mit beschränkter Haftung (GmbH)
GmbH, Almanya’da en yaygın kullanılan şirket türlerinden biridir. Bu yapıda, şirketin sorumluluğu sınırlıdır ve belirli bir sermaye ile kurulması gerekir. Tüm işlemler gerçekleştikten sonra GmbH, tüzel kişilik kazanır ve kendi adına işlem yapabilir.
Aktiengesellschaft (AG)
AG, Almanya’da anonim şirket olarak bilinir. Şirketin sermayesi hisse senetleri aracılığıyla temsil edilir ve hisse senetleri halka açık ya da özel olarak alınabilir. AG’ler, genellikle büyük ölçekli şirketler ve halka açık şirketler tarafından tercih edilen bir yasal yapı olarak öne çıkar.
Gesellschaft bürgerlichen Rechts (GbR)
GbR, ortakların belirli bir amaç için bir araya gelerek oluşturduğu bir ortaklık türüdür. Bu yapıda, ortaklar arasında kar payı, yönetim ve sorumluluk gibi konuları düzenleyen bir ortaklık sözleşmesi bulunur. GbR, işletmelerin küçük ölçekte işbirliği yapmasını sağlar.
Kommanditgesellschaft (KG)
KG, genel ortaklar ve sınırlı ortaklar arasında oluşan bir şirket yapısını temsil eder. Genel ortaklar, şirketin yönetiminde aktif rol oynar ve sorumlulukları sınırsızdır. Sınırlı ortaklar ise yalnızca yatırdıkları sermayeyle sınırlı sorumluluğa sahiptir.
GmbH & Co. KG
GmbH & Co. KG, bir GmbH ile bir KG’nin birleşimi olarak adlandırılır. Bu yapıda, GmbH şirketi sınırlı ortak olarak yer alırken, KG genel ortak olarak faaliyet gösterir. Bu şekilde, sınırlı sorumluluğa sahip bir şirketin bir KG ile işbirliği yapması sağlanır.
En Popüler Yasal Formlar Nelerdir?
Şirketler için en popüler yasal formlar ülkeden ülkeye ve yasal düzenlemelere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte, şirketlerin genel olarak aşağıdaki yasal formları benimsediğini söylemek mümkündür.
Şirketler
Sınırlı Sorumlu Şirket (Limited Liability Company – LLC): Sınırlı sorumluluk şirketi, şirket sahiplerinin kişisel varlıklarını işletme borçlarından korur. Ortaklar veya hissedarlar, şirketin kâr ve zararlarına göre belirli bir paya sahiptir. Bu yasal form, birçok ülkede popülerdir.
Anonim Şirket (Joint Stock Company – JSC): Anonim şirketler, sermaye paylarının hisse senetleri şeklinde ifade edildiği ve sahiplerin sorumluluğunun paylarının miktarıyla sınırlı olduğu şirketlerdir. Halka açık anonim şirketlerin hisseleri genel olarak borsalarda işlem görür.
Şahıs Şirketi
Şahıs şirketi, tek bir kişiye ait olan ve işletmenin faaliyetlerinden doğan tüm sorumluluğu bu kişinin üstlendiği bir şirket tipidir. Şahıs şirketi, küçük ölçekli işletmeler ve serbest meslek sahipleri için yaygın bir seçenektir. Şahıs şirketinde, şirket ve sahibi aynı kişi olarak kabul edilir.
Ortaklıklar
Genel Ortaklık (General Partnership): Genel ortaklık, iki veya daha fazla kişinin kendi kurdukları bir işletmeyi yönettiği ortaklık şeklidir. Ortaklar, işletme yönetimine katılır ve karar süreçlerine eşit olarak katkıda bulunur. Ancak ortaklar, şirketin borçlarından dolayı kişisel olarak sınırsız sorumludur.
Komandit Ortaklık (Limited Partnership): Komandit ortaklık, genel ortak ve komanditer ortaklardan oluşan bir ortaklık şeklidir. Genel ortaklar, işletmeyi yönetir ve sınırsız sorumluluğa sahiptir, komanditer ortaklar ise sınırlı sorumluluğa sahiptir ve yalnızca yatırdıkları sermaye kadar sorumludur.
Ortak oluşumlar, kayıtlı bir kooperatifin yasal biçimini de (Şekil 1’de belirtildiği gibi) dikkate alabilir.
Yasal Biçim Numara
Şahıs şirketleri 2,169,024
Şirketler 758,374
Ortaklıklar 402,466
Diğer 229,333
Şekil 1: Almanya’daki yasal formların dağılımı (2019)
Şekil 1- Kaynak: Statista’dan alınan verilere dayanarak hazırladığımız sunumumuz)
Almanya’da Yasal Bir Form Seçerken Göz Önünde Bulundurulması Gereken Kriterler Nelerdir?
Almanya’da şirketiniz için hangi yasal formun en uygun olduğu; girişimcilik hedeflerinize, iş fikrinize ve durumunuza bağlıdır. Aşağıdaki kriterler bu noktada önemli rol oynar:
- Kurucu sayısı: Şirketinizi tek başınıza mı yoksa başkalarıyla birlikte ekip olarak mı kuruyorsunuz?
- Risk düzeyi: Girişiminizin ekonomik riski nedir?
- Kişisel sorumluluk: Kişisel varlıklarınızla sorumluluk üstlenmeye hazır mısınız?
- Öz sermaye miktarı: Projeniz için sahip olduğunuz sermaya miktarı nedir?
- Finansörlerin katılımı: Yatırımcıları ya da hissedarları projenize dâhil etmeyi planlıyor musunuz?
- Hız: İşletmenizi ne kadar sürede faaliyete geçirmek istiyorsunuz?
- Pazarlama: İşiniz için bir isim seçerken özgür olmak sizin için ne kadar önemlidir?
- Defter tutma: Evrak ve yönetim alanında ne kadar iş yükü alıyorsunuz?
- Faaliyet türü: Faaliyetiniz serbest bir meslek olarak sayılıyor mu?
Kâr amacı: Sosyal bir girişim mi planlıyorsunuz?
Ortaklıklar vs. Şirketler Arasındaki Farklar Nelerdir?
Almanya’da şirketler için yasal formlar ve formların arasındaki farklar hakkında ayrıntılı bilgi almak ve doğru yasal düzenlemelere uygun bir şekilde şirket kurmak için bir avukattan ya da yerel yetkililerden destek almanız önemlidir. Bununla birlikte temel farkları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
- Şahıs şirketleri, ortaklıklar ve şirketler arasındaki en önemli fark; birincisinin tüzel kişilik olmaması ve dolayısıyla yasal olarak bağımsız olmamasıdır. Bu, ortakların ya da sahiplerin yönetimi üstlendikleri anlamına gelir. Kârın bir kısmını kendileri alırlar. Limited şirketlerde ise durum farklıdır. Burada, maaş karşılığı genel müdürler istihdam edilir.
- Kamuoyu algısında ön planda olan bir diğer fark ise, ilkinde şirketinizin borçlarından tamamen kişisel varlıklarınızla sorumlu olmanızdır. Şirketlerde ise ortakların sorumluluğu katkı payları ile sınırlıdır. Böylece tam bir yıkım göz ardı edilir. Bununla birlikte, bankalar neredeyse her zaman krediler için hissedarlardan kişisel bir garanti ister. Bu garantiyi imzaladığınız anda, tüm özel varlığınızla sınırlama olmaksızın tekrar sorumlu olursunuz.
- Bir şahıs şirketi ya da ortaklık kurmak hızlı ve basit olabilir. Bu aşamada herhangi bir sermayeye ve noterden randevu almanıza gerek yoktur. Tek yapmanız gereken vergi dairesine (serbest çalışanlar için) ya da ticaret ofisine (tüccarlar için) kayıt yaptırmaktır. Bürokratik işlemler hem kuruluş sırasında hem de daha sonra devam eden faaliyetler sırasında yönetilebilir. Bir iş yılının sonunda basit bir gelir tablosu (EÜR) vergi dairesi için yeterlidir.
Buna karşılık, bir şirket kurarken dikkate alınması gereken çok daha fazla faktörden söz edilebilir. Örneğin; noter onaylı bir hissedar sözleşmesine ve en az 25.000 Euro’luk bir sermaye katkısına ihtiyacınız vardır. Ayrıca şirketiniz, hesap hazırlamakla yükümlüdür, bu da iş yılının sonunda çift girişli defter tutma dahil olmak üzere eksiksiz bir bilanço sunmanız gerektiği anlamına gelir.
Belirli Faaliyetler için Yasal Formlar Nelerdir?
- Yasal formlar tüm serbest meslek sahiplerine açık değildir. Örneğin, tüccarlar limited şirket kurabilir, ancak serbest çalışan meslektaşları kuramaz; kurdukları takdirde serbest çalışmanın tüm ayrıcalıklarını kaybederler.
- Tek başına çalışan serbest meslek sahipleri şahıs şirketi yasal formuna sahiptir. Başkalarıyla ortaklık yaparlarsa, bir GbR varlığı doğar. Sadece serbest çalışanlar ise, bir ortaklık şirketini (PartG) tercih edebilirler. Bu, sorumluluğun sınırlandırılması avantajını da beraberinde getirir. Bu durumda her üye kendi mesleki hatalarından sorumlu olur.
- Bağımsız bir yasal form olmayan “eingetragener Kaufmann/Kauffrau” (e. K.) unvanı ise bir ektir. Bu, bir tek tüccarın ticaret siciline bir iş adamı ya da iş kadını olarak kaydedilmesini ifade eder. Söz konusu kayıt işlemi, işletmelerinin Ticaret Kanunu kurallarına tabi olduğu anlamına gelir. Bir tacir olarak kaydolup kaydolamayacağınız veya kaydolmanız gerekip gerekmediği konusu, işletmenizin büyüklüğüne ve faaliyetlerinize bağlıdır.
Şahıs Şirketi ve Ekip Oluşumu için Yasal Formlar Nelerdir?
Kurucu sayısının olası yasal formların seçiminde rol oynadığını daha önce görmüştünüz. Şirketiniz için tek başına sorumluluk almak istiyorsanız, şahıs şirketi en iyi seçenektir. Bu, her şeyi kendiniz yapmanız gerektiği anlamına gelmez. Bir şahıs şirketi olarak bile, istediğiniz kadar çalışana sahip olmakta özgürsünüz. Bu yasal formda sadece sahiplik bir kişiyle sınırlıdır.
GbR, en az iki kişinin belirli bir işletmeyi ortaklaşa yürüttüğü bir ekip oluşumu türüdür. Eğer girişimci yönünüzü korumak ve aynı zamanda sorumluluk riskinizi sınırlamak istiyorsanız, tek kişilik bir GmbH ya da bir UG kurmak gibi alternatifleri değerlendirebilirsiniz.
Diğer tüm yasal formlar bir ekip kurmak için uygundur; GbR, OHG ve GmbH kurucular arasında en popüler olanlardır. Ekip kuruluşları finansörler arasında da çok popülerdir çünkü daha fazla güç, daha fazla öz sermaye anlamına gelir ve risk birkaç omuza yayılabilir.
Ekip ne kadar büyük olursa koordinasyon ihtiyacının da o kadar artacağı unutulmamalıdır. Tüm katılımcıların haklarını, görevlerini ve sorumluluk risklerini açıkça düzenleyen bir ortaklık anlaşması vazgeçilmezdir ve daha sonra birçok sorunu önleyebilir. GbR veya PartG gibi bazı yasal formlar için yasal olarak gerekli olmasa da, tavsiye edilir.
Yasal Formlar için Sorumluluk Problemi
Her şirket, borçlarından ya da mal ve mülklerine gelebilecek olası zararlardan sorumludur. Bunun sorumluluğunu gerçekte kimin üstleneceği, yasal forma bağlıdır. Bu noktada, start-up girişiminizin finansal riskinin ne kadar yüksek olduğunu tartmalısınız. Tüm mal varlığınızla kişisel olarak sorumlu olmaya hazır mısınız yoksa sorumluluğunuzu şirketinize yaptığınız katkı miktarıyla mı sınırlamak istiyorsunuz? Yasal bir form seçmeden önce bu soruları netleştirmeniz önemlidir.
Ancak, rasyonel konuşmak gerekirse; sınırlı sorumluluk, şirketin varlıklarının ötesine geçen tüm mali yükümlülüklerden muaf olduğunuz anlamına gelmez. Yasal olarak, hukuki şekli ne olursa olsun, şahsi garantili kredilerden sorumlu olursunuz. Kasıtlı hatalar yaptığınız kanıtlansa bile, neden olunan her türlü zarar için mal varlığınızla ödeme yapmanız gerekir. Ayrıca sorumluluğun sınırlandırılması; şirketinizin sözleşmeyle garanti edilen bir hizmeti sağlayamaması ve müşterilerinizin tazminat talep etmesi durumunda sizi özel varlıklarınıza dokunmak zorunda kalmaktan korur.
Ekip oluşumlarında, bir üye diğerinin başarısızlıklarına cevap vermek zorunda kaldığında genellikle sorun yaşanır. Bu durum, diğer faktörlerin yanı sıra, bankaların ekip oluşumları için şart koştuğu müşterek ve müteselsil sorumluluk için de geçerlidir. Bir ortaklık kurarak, sorumluluk kısmen sınırlandırılabilir: ancak yalnızca serbest çalışanlara açık olan bu yasal formla, mesleki hatalar için sorumluluk, hatayı yapan ortaklarla sınırlıdır.
Müşterek ve Müteselsil Sorumluluk
Müşterek ve müteselsil sorumluluk, bir şirketin tüm ortaklarının, kendi özel varlıklarıyla bile olsa, neden olunan herhangi bir zarardan müteselsilen sorumlu olduğu anlamına gelir. Örnek olarak GbR ve OHG yasal formlarında kanunen böyledir. Bu nedenle şirketin alacaklıları, GbR veya OHG’nin her bir ortağına karşı taleplerini uygulayabilirler.
İlgili bir ortaklık sözleşmesi aracılığıyla, müşterek ve müteselsil sorumluluk sorununu dâhili olarak nasıl ele almak istediğinizi ve kendi aranızda bir uzlaşma sağlamak isteyip istemediğinizi belirleyebilirsiniz. Burada çok fazla para söz konusu olabileceğinden, zorunlu olmasa bile, bir GbR olarak bir ekip kurarken hiçbir şekilde bir ortaklık anlaşması yapmamalısınız. Anlaşmalarınızın daha sonra gerçekten su geçirmez olması ve yoruma yer bırakmaması için bu konuda yasal tavsiye almanız önemlidir.
Şirket İsmi ve Yasal Şekli
Yasal form seçiminin yeni kurulan bir şirkete verilen isim üzerinde etkili olması pek çok kişinin bilmediği bir detaydır. Bu faktör, pazarlama için belirleyici bir ölçüt olabilir. Örneğin bir GbR, adında ortaklarının ad ve soyadlarını taşımalıdır. Buna ek olarak, sektör, işletme ve hatta farklı isimler kullanılabilir.
Ticaret siciline kayıtlı şirketler, şirket adlarını seçme konusunda daha fazla özgürlüğe sahiptir. Şirket hakkında birçok bilgi zaten orada bulunabileceğinden, kişisel, ticari veya fantezi bir isim seçebilirler. Bununla birlikte, şarta bağlı yükümlülükleri açıklığa kavuşturmak için yasal biçim her zaman belirtilmelidir.
Vergiler ve Muhasebe
İşinizin yasal şekli sadece başlangıçta ne kadar pahalı ve karmaşık olacağını değil, aynı zamanda daha sonra hangi bürokratik görevlerle uğraşmak zorunda kalacağınızı da belirler. Her bir yasal formla ilişkili bürokratik görevleri yerine getirip getiremeyeceğinizi ve yerine getirmeye istekli olup olmadığınızı dikkatlice düşünmelisiniz.
İşletmenizin vergilendirilmesi de yasal form seçiminden etkilenir. Ancak, çok fazla beklentiye girmemelisiniz. Hangi yasal formun en büyük vergi avantajlarını getireceği, işinizin nasıl geliştiğine de bağlıdır. Örneğin, bir PartG ticaret vergisinden muafken, bir GmbH ticaret ve kurumlar vergisi ödemek zorundadır. Bu nedenle, hangi yasal yapının en büyük vergi avantajlarını sunduğunu değerlendirmek için çeşitli senaryoları hesaplamaktan başka seçeneğiniz yoktur.
Ticaret Siciline Giriş ve Tanıtım Gereklilikleri
Bazı yasal formlar için ticaret siciline kayıt zorunludur (örneğin, bir GmbH, bir UG veya bir AG için). Ticaret sicili, şirketlerin ekonomik durumları hakkında kamuya açık bilgi sağlar ve ticari işlemlerde yasal kesinliğin sağlanmasına hizmet eder. Şirketiniz ticaret sicilinde kayıtlıysa, tüm ticari mektuplarda şirket adının yanı sıra yasal yapıyı, kayıtlı ofisi ve sicil numarasını da belirtmek zorundasınız.
Ticaret siciline giriş bir noter tarafından yapılır ve yaklaşık 180 avro tutarındadır. Ücretler işletmenin değerine göre hesaplandığından, oldukça yüksek olabilir. Bürokratik çaba (noter olmadan mümkün değildir), ticaret siciline giriş güven yarattığı için değerli olabilir.
Belirli iş türleri için gönüllü bir giriş de mümkündür. Bu durumda otomatik olarak ticari işletme olarak kabul edilirler. Medeni hukuk kapsamındaki bir ortaklık (GbR) daha sonra genel bir ortaklık (OHG) haline gelir, bir şahıs şirketi e. K. (kayıtlı tüccar) ekini alır.
GmbH, UG veya AG gibi bazı yasal formlar sadece ticaret siciline kaydedilmekle kalmaz, aynı zamanda bir tanıtım yükümlülüğüne de tabidir. Bu, tüm ilgili tarafların görebilmesi için bilançolarını ve muhtemelen daha fazlasını halka açık hale getirmeleri gerektiği anlamına gelir. Bazı şirketler bunun kendilerini rekabet açısından dezavantajlı duruma düşüreceğinden korkmaktadır. Bu korkunun haklı olup olmadığı, özellikle de aleniyet yükümlülüğü iş ortakları ve finansörler arasında da güven yarattığından, genel olarak cevaplanamaz.
Sermaye Artırımı ve Borçlanma
İşinizi kurmak için ne kadar sermayeye ihtiyacınız olduğu ve bu sermayenin nereden gelmesi gerektiği sorusu da yasal form seçimiyle ilgilidir. Hangi yasal formun ihtiyaçlarınıza en uygun olduğu, banka finansmanını mı, özel yatırımcıları mı yoksa birikimlerinizi mi tercih edeceğinize, girişiminiz için ne kadar sermaye toplayabileceğinize ve yatırımcıları dâhil etmek isteyip istemediğinize ve nasıl dâhil edeceğinize bağlıdır.
Bankalar, kurucuların kişisel sorumluluğunu görmek ister. Bu nedenle bir şahıs şirketi ya da GbR için kredi almak, bir GmbH için kredi almaktan genellikle daha kolaydır. Bununla birlikte, bu durum bir limited şirket için yukarıda açıklandığı gibi bir garanti yoluyla çözülebilir. Öte yandan, yatırımcıların katılımını sağlamak limited şirketler için daha kolaydır.
Almanya'daki Bir Türk Şirketi için Hangi Yasal Form Uygundur?
Almanya’da bir Türk şirketi için uygun yasal formlar arasında ‘Gesellschaft mit beschränkter Haftung (GmbH)’ en popüler seçeneklerden biridir. GmbH, Almanya’da kurulması ve yönetilmesi kolay olan bir şirket türüdür. Türk şirketleri için bu form, Almanya’da faaliyet göstermek için güvenli bir yapı sunar. GmbH’nin en önemli avantajlarından biri, şirket sahiplerinin kişisel varlıklarının işletme borçlarından korunmasıdır. Ayrıca, GmbH’nin itibarlı ve güvenilir bir iş ortamı yaratması, işletmelerin Alman pazarında rekabet etme şansını artırır.
Bunun yanı sıra, tek kişilik şirket olan Einzelunternehmen da Türk şirketleri için bir seçenek olabilir. Bu form, işletme sahibinin tam kontrolü ve yönetimi altında işletmenin faaliyetlerini yürütmesine olanak sağlar. Einzelunternehmen, daha küçük ölçekli işletmeler ve serbest meslek sahipleri için uygun olabilir. Bu formun avantajı, hızlı ve düşük maliyetli kuruluş süreci ve işletme sahibinin bağımsız karar alma özgürlüğüdür.
Her iki yasal form da Türk şirketleri için farklı avantajlar ve dezavantajlar sunar. Şirketin ihtiyaçları, büyüklüğü, faaliyet alanı ve hedefleri göz önünde bulundurularak, en uygun yasal formun belirlenmesi önemlidir. Profesyonel bir danışmanlık almak ve yerel yasal gereksinimleri dikkate almak, şirketin başarılı bir şekilde Almanya’da faaliyet göstermesini sağlayacaktır.









